Tükendi
Gelince Haber Ver



Bianco Latte bazı insanlarda direkt duygusal bağ kuruyor.
Bu parfüm dikkat çekmek için bağırmıyor.
İnsanın içine yerleşiyor.
İlk temas aşırı yumuşak.
Sütlü kremsi sıcaklık tende resmen eriyor.
Ama burada basit şekerli gourmand hissi yok.
Daha temiz.
Daha sarılan bir his.
Daha “ev gibi.”
Sanki dünyanın dışı biraz sert ama yanında durduğun insan huzurluymuş gibi kokuyor.
Bianco Latte’nin en güçlü tarafı şu:
İnsanı yanında kalınmak istenen biri gibi göstermesi.
Çünkü bazı parfümler çekicilik satar.
Bazıları güç.
Bu ise konfor satıyor.
Ve dürüst olayım:
Bazen en bağımlılık yapan aura tam olarak budur.
Bu kokuyu kullanan biri büyük ihtimalle:
Koku tende ilerledikçe daha da kremamsı hale geliyor.
Yumuşak sıcaklık tenle birleşince ortaya resmen “dokunma hissi olan parfüm” çıkıyor.
İşte Bianco Latte’nin olayı tam burada başlıyor.
Çünkü bu koku sadece güzel kokmuyor.
İnsanın psikolojisini yavaşlatıyor.
Bir anda:
Özellikle kazakta, atkıda, yumuşak kumaşlarda inanılmaz çalışıyor.
Parfüm resmen kumaşı daha huzurlu hissettiriyor.
Ama kritik detay şu:
Bianco Latte çocuk gibi tatlı değil.
Altında yetişkin bir sıcaklık var.
Ve tam olarak bu yüzden insanlar buna aşık oluyor.
Sütlü kremsi sıcaklık oldukça yumuşak açılıyor. İlk hissiyat huzurlu ve bağımlılık yaratan şekilde ilerliyor.
Yumuşak gourmand yapı büyüyor. Koku daha sıcak, daha tensel ve daha sarılan bir hale geliyor.
Kremsi sıcak yapı tende uzun süre konforlu, modern ve unutulmaz bir aura bırakıyor.
Bianco Latte insanı daha havalı göstermiyor.
İnsanların yanında kendini iyi hissettiği biri haline getiriyor.