Tükendi
Gelince Haber Ver



Encelade normal insan parfümü değil.
Bu koku resmen doğa ile lüks arasında kavga ediyor.
İlk temas yeşil.
Ama ferah yeşil değil.
Daha vahşi.
Daha mineral.
Daha saldırgan.
Sanki yağmurdan sonra dev bir taş duvara dokunuyormuşsun gibi kokuyor.
Encelade’in en güçlü tarafı şu:
İnsanı aşırı “canlı” hissettirmesi.
Çünkü birçok modern niş parfüm steril davranıyor artık.
Fazla kusursuz.
Fazla temiz.
Fazla kontrollü.
Encelade ise nefes alıyor.
Koku tende hareket ediyor resmen.
Bir an yeşil ve sert hissediliyor.
Sonra sıcaklaşıyor.
Sonra tekrar mineral tarafı öne çıkıyor.
Ve dürüst olayım:
Bu parfüm inanılmaz seksi olmaya çalışmıyor.
Daha tehlikeli bir şey yapıyor:
İnsanı güçlü gösteriyor.
Ama klasik alfa erkek gibi değil.
Daha doğal bir güç.
Sanki şehirden kaçıp dağ evinde yaşamayı seçmiş milyoner gibi.
Bu kokuyu kullanan biri büyük ihtimalle:
Encelade’in olayı “temiz erkek” enerjisi değil.
Daha primal.
Daha tensel.
Daha fiziksel bir aura yayıyor.
Özellikle açık havada inanılmaz çalışıyor.
Rüzgar aldığında bıraktığı yeşil mineral iz resmen bağımlılık yapıyor.
Ve kritik detay şu:
Bu parfüm bazı insanlara fazla sıra dışı gelecek.
Çünkü Encelade güvenli oynamıyor.
Ya insanı aşırı etkiliyor…
ya da tamamen uzaklaştırıyor.
İyi sanat eserleri zaten genelde tam olarak bunu yapar.
Yeşil mineral yapı oldukça canlı açılıyor. İlk hissiyat sert, doğal ve karakterli ilerliyor.
Odunsu sıcaklık büyüyor. Yeşil yapı daha tensel ve daha koyu hale geliyor.
Mineral odunsu yapı tende uzun süre güçlü, vahşi ve modern bir aura bırakıyor.
Encelade güzel kokmaktan çok,
insanın enerjisini değiştiriyor.
Ve bazı parfümler için bundan daha büyük başarı yok.