Tükendi
Gelince Haber Ver



Bu parfümü kullanan insan büyük ihtimalle yalnız kalmayı seviyor.
Gerçekten seviyor.
Kalabalıkta eğlenebilir belki…
Ama gecenin sonunda yine kendi sessizliğine dönüyor.
By The Fireplace tam bir “kış gecesi hafızası” gibi kokuyor.
Şömine dumanı, yanmış odun sıcaklığı ve tatlı kestane hissi öyle yapay gourmand gibi davranmıyor.
Daha gerçek.
Daha nostaljik.
Daha duygusal.
Bu kokunun seksi tarafı kaslı erkek enerjisinden gelmiyor.
Daha farklı bir yerden vuruyor:
Güvende hissettirmekten.
Atkısında bu kokuyla sarılan biri kolay unutulmuyor mesela.
Özellikle soğuk havada tende bıraktığı his inanılmaz sinematik çalışıyor.
Sanki eski bir Avrupa filminden sahne gibi.
Ama burada kritik bir detay var:
Bu parfüm depresif değil.
Melankolik.
Arada çok fark var.
By The Fireplace insanı “cool görünmeye çalışan biri” gibi kokutmuyor.
Daha çok:
“Hayat yaşamış biri” gibi kokutuyor.
Dumansı yapı zamanla tatlı sıcaklıkla birleşince ortaya çok tensel bir atmosfer çıkıyor.
Kıyafette kalan hali özellikle tehlikeli.
Ertesi gün hoodie’den gelen sıcak duman kokusu resmen bağımlılık yapıyor.
Ve dürüst olmak gerekirse…
Bazı insanlar bu parfümü fazla romantik bulabilir.
Çünkü bu koku dikkat çekmekten çok,
insanın içine işliyor.
Yanmış odun hissi ve sıcak tatlılık oldukça net açılıyor. Dumansı yapı ilk andan itibaren hissediliyor.
Kestane ve vanilyamsı sıcaklık daha belirgin hale geliyor. Duman hissi yumuşarken sıcak konfor tarafı büyüyor.
Tatlı dumansı yapı tende uzun süre sıcak, nostaljik ve huzurlu bir aura bırakıyor.
By The Fireplace “bakın ne kadar karizmatik kokuyorum” diyen bir parfüm değil.
Daha tehlikeli bir şey yapıyor:
İnsanların sana karşı duygusal his geliştirmesine yardım ediyor.